Şu anda okuyorsunuz
ANTİK ROMA ve MEZARLAR

ANTİK ROMA ve MEZARLAR

ANTİK ROMA .. MEZARLAR..

Arkeolojide mezarlar veya mezar kalıntılarının izlerini Prehistorik devirlerden günümüze değin kesintisiz olarak sürdürebilmekteyiz… Çünkü dediğimiz gibi insanlığa ait en eski gelenekler ölü gömme ritüelleri ile ilgilidir… Bu ritüellerin özellikle tarihi devirlerde de çok önemli oldukları ve toplumların sosyolojik yapısını da yansıttıklarını günümüze ulaşan kalıntılardan yola çıkarak söylemekteyiz…Roma döneminde ölüm, basit bir olay olarak algılanmamış, cenaze törenleri ve geleneklerine büyük önem verilmiştir… Önde gelen Romalı vatandaşlara, uygun bir cenaze töreni yapılmış, ölü maskeleri ve cenaze nutukları gibi çeşitli uygulamalar ile ölüye verilen değer gösterilmeye çalışılmıştır… Köleler ve suçlular dâhil Roma’da her statüden vatandaş gömülme hakkına sahip olmuştur… Gerekli ritüeller yapılmadan veya gömülmeyen bir beden ise sürekli acı çekmekte ve yakınlarına da büyük bir vicdan azabı yaşatmaktadır.(buna çok benzeyen inancı antik Mısır geleneklerinde de görmek mümkündür).. Roma’da gömülmeden bırakılan kişiler, çok ağır suçlar islemiş olanlardı ,ör : kendini asarak intihar edenler.. Ancak bu tür bir uygulama ile cezalandırılan suçlar, zaman içinde değişiklik göstermiş ve örnek olarak kendini asarak intihar etmek girişimi, özellikle Tiberius zamanında, eğer uygun bir gerekçe var ise tam tersi bir muamele görmüş ve onurlandırılmıştır.. Gömülmeme dışında bir başka cezalandırma ise cesedin tanınamayacak hale getirilmesidir… MÖ 87 yılında Cinna ve Marius’un terör esen dönemlerinde öldürülen senatörler vahşi hayvanlara ve köpeklere parçalattırılarak kimliklerinin tespiti imkânsız hale getirilmiştir… Roma’ya karşı ayaklanan gladyatör Spartaküs ve arkadaşlarının kilometrelerce boyunca yol kenarlarındaki çarmıha gerilmiş cesetlerinin çürüyene kadar çarmıhlarda bırakılması, bu tür sıra dışı uygulamalara en bilinen örneklerdir…Bir Roma şehrine yaklaşırken göze çarpan ilk yapı mezarlıklardır… On iki levha kanunları ölünün şehir sınırları içerisinde gömülmesini yasaklamaktaydı… Bu sebeple, şehir kapısı dışında, kent dışındaki yollar boyunca mezar yapılarına rastlanmaya başlıyoruz , yani kentin dışında yer alan bir mezarlık alanı, “Nekropol” …Nekropol, Yunanca nekros: ölü, polis: şehir kelimelerinden oluşan ve “ölüler şehri” anlamında kullanılan terim olarak tanımlanır…Nekropoller geçmişten günümüze, sosyal yaşamdan ekonomiye; dini inançlardan toplumların kültürel faaliyetlerine, etnik yapılardan kullanılan günlük eşyalara kadar birçok konunun aydınlatılmasında, arkeolojik çalışmalara büyük katkısı olan alanlar olmuştur….Ölülerin dünyası modadan veya siyasetten bağımsız düşünülemezdi, yaşamın büyük kısmında olduğu gibi statü ve zenginlik sergilemenin yolarından biriydi mezar ihtişamı, biçimleri farklılık göstermekteydi, yani insanlar kendi sosyal yapıları ve zenginlik durumuna göre değişik mezar tiplerine gömülürlerdi, ismi ,aile ilişkileri ,mevki ve mesleğinin yer aldığı yazıtlar yani çeşitlilik gösteren mezar yapıtları her dönemde vardı..Yinede ölümde bile bu kadar lüks içinde olmaya herkesin gücü yetmezdi, yoksullar hatta bazen köleler cenaze işlerinin yapıldığı yerlerde kendi aralarında para toplardı, columbaria (güvercin yuvası mezarlar ) için…Roma İmparatorluğu paganizmi iliklerine kadar yaşayan bir devletleşme modelidir… Kökenini Yunan ve Mezopotamya ile Nil uygarlıklarından alan pek çok inanç ve tanrı kültü ölü gömme geleneklerine, mezar tiplerine ve ritüel uygulamalara da doğal olarak yansımıştır…M.S 3. y.y itibaren paganizmin yerini Hıristiyanlık almaya başlayınca, mezar ve ölü gömme geleneklerine ilişkin pek çok hristiyanlık etrafında şekillenen inançlara ayak uydurmaya başlamış ve hatta pek çok uygulama ile mezar tipi artık zamanla ortadan kaybolmuştur…Ölüm ve ölen kişi Roma döneminde saygı görmüş kortejdeki ağıtçı kadınlar ,ölünün süslenmesi ,ölüye gömme ritüellerindeki saygı ,ancak imparatorluğun her köşesinde böyle değildi…Ve de ölüye saygının yanı sıra ölümün kirletici etkisinden de korkulurdu…Mezarlıkların ardından güçlü bir sur duvarına oturtulmuş, iki yanında aralıklarla dışarıya taşan kuleleri olan şehir kapısı gelirdi… Surların ve kapıların belirgin savunma işlevlerinin yanı sıra bir şehri sıradan bir yerleşimden ayıran en belirgin mimarî unsurlar olarak şehir kapıları ziyaretçiye, şehrin statü ve prestijini göstererek etkilemek amacı ile tasarlanırdı..

Gazi ün. Roma mezarları ,derleme ..

Ayla ÖTÜK #TARİHVEARKEOLOJİNİNGİZEMİ#roma#aylaötük

Bu içeriğe tepkiniz nasıl oldu?
Bayıldım
0
Kızgın
0
Komik
0
Şaşkın
0
Üzgün
0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Bir Cevap Yazın

Türkiye'den ve Dünya’dan kadınlara öncelikli olarak, bütün kesimi ilgilendiren haberler tarafımızca bizzat yapılmaktadır. La Femme Nicomedia bir markadır. Her hakkı saklıdır. Bu websitesinde yer alan hiçbir metin/haber izin almadan kopyalanamaz.

Yukarı Kaydır