Şu anda okuyorsunuz
TOXOPLASMOSİS VE HALK SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ

TOXOPLASMOSİS VE HALK SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ

TOXOPLASMOSİS VE HALK SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ

Sevgili okurlarım, bu hafta size klinik bilimlerdeki tüm eğitimlere, kongrelere katılan, çok sevdiğim bir veteriner arkadaşım, ablam olan veteriner hekim M. Özge Altınay sizler için toxoplasma hakkında çok önemli bir yazı kaleme aldı.

TOXOPLASMOSİS VE HALK SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ

Toksoplazmoz dünyada en yaygın zoonoz (hayvandan insana bulaşan) hastalıklardan birisidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, farklı sağlık sorunlarının ortaya çıkışında da etkenin sorumlu olabileceği yönündedir. Toksoplazmoz gibi zoonoz hastalıkların azaltılmasında, kontrolünde ve bu hastalıklara karşı korunmada her ülkenin ve her bölgenin sosyo-kültürel yapısı göz önüne alınarak çiğ et-sebze meyve tüketimi, el hijyeni, hayvan besleme alışkanlıklarını gözden geçirecek, tıp ve veteriner bilimlerinin ortak çalışmalarını içeren tek sağlık anlayışına ihtiyaç vardır. Bu yazıda sizlere , dünyada ve Türkiye’de birçok bölgede önemli fakat bir o kadar da göz ardı edilen Toxoplasma gondii epidemiyolojisi ile ilgili güncel bilgileri sunacağım ve enfeksiyondan korunma ve kontrolde önemli olan koruyucu halk sağlığı yaklaşımlarını paylaşacağım.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre son on yılda insanları etkileyen ve yeni tanımlanan enfeksiyon etkenlerinin %60’dan fazlası hayvanlardan veya hayvansal kaynaklı ürünlerden kaynaklanmaktadır. Bu zoonoz enfeksiyonların %70’i ise vahşi yaşamdan orijin almaktadır. Toxoplasma gondii (T.gondii) dünyada en yaygın görülen paraziter zoonozlardan biri olup, dünya nüfusunun yaklaşık %30’u bu enfeksiyon etkenini taşımaktadır. T.gondii enfeksiyonu psikolojik, fiziksel, sosyal ve ekonomik halk sağlığı sorunlarına neden olmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, gebelik döneminde alınan T.gondii ile akut enfeksiyon sonucunda anne karnındaki fetusta ve yenidoğanda şiddetli sağlık sorunları gelişebilmekte (görme ve işitme kayıpları, mental ve psikomotor sorunlar, nöbetler, hematolojik problemler, karaciğer ve dalak gelişim anomalileri ) veya ölüm meydana gelmektedir. Bu nedenle, hamile kadınların eğitilmesi ve kan taraması yapılması hastalıktan korunmada, tanı ve erken tedavide önemlidir. Ayrıca  riskli meslek gruplarının (mezbaha çalışanları, süt ve süt ürünleri ile uğraşanlar, veteriner hekimler, et ve et ürünleri ile uğraşanlar, aşçılar ve hayvan yetiştiricileri, hayvan besleyenler) ve özellikle kan testinde negatif hamile kadınların tespit edilerek, el yıkama, taze sebze ve meyvelerin yıkandıktan sonra tüketilmesi, çiğ et ve et ürünlerinin, hastalıkla enfekte suların tüketilmemesi gibi temel hijyen konularında eğitilerek korunmalarının sağlanması gerekmektedir.

HASTALIĞIN GELİŞİMİ

T.gondii  beyin dokusunda ve sinir sisteminde yerleşerek meydana getirdiği patolojilerle şizofreni, Parkinson, Alzheimer hastalığı gibi psikiyatrik ve kronik ilerleyici nörodejeneratif hastalıkların etyolojisinde, intihar girişiminde, beyin kanseri gelişiminde ve Tip-I Diyabette muhtemel risk faktörlerinden birisi olma şüphesiyle son yıllarda hızla araştırılmaya başlanmıştır. T. gondii yayılmasında başlıca risk faktörleri çiğ et tüketimi, sebze-meyvelerin yıkanmadan tüketilmesi ve kedi dışkısı ile dış ortama saçılan yumurtaların alınmasıdır. Hamilelik döneminde bebeği toksoplazmozdan korunmanın en iyi yolu anne adayını risk faktörlerine karşı korumak, hijyen eğitimi vermek ve kedi besleyen hamile kadınları korunma konusunda bilgilendirmektir.

DÜNYADA EVCİL HAYVAN BESLEME VE TOXOPLASMOSİS

Dünyanın üçte birini etkileyen en önemli enfeksiyon etkenlerinden birisi olan T.gondii’nin kedi ve köpek popülasyonundaki varlığı, çevreye yayılmasında ve enfeksiyon zincirinde önemli bir role sahiptir. Bu artışta, hayvanları koruma programları ile sokağa bırakılan kedilerin beslenmeleri için kurulan istasyonların rolü büyüktür. Ancak bu istasyonlar olumlu etkilerinin yanı sıra bazı dezavantajları da beraberinde getirmiştir. Sokakta artan kedi popülasyonu, çok sayıda kedinin çok miktarda dışkıyı gelişigüzel çevreye bırakmasına ve dışkıda saçılan toxoplasma yumurtası salınımının da artmasına yol açmıştır. Özellikle çiğ et tüketmeyen insanlarda görülen T.gondii enfeksiyonlarının kaynağı su, toprak veya çiğ sebzelerde bulunan yumurtalardır. İnsana bulaşmanın önlenmesinde kedi dışkısından saçılan yumurta salınımının önlenmesi halk sağlığı açısından son derece önemlidir. Rodent kontrolü de şehirlerde sadece salgın dönemlerinde değil, her zaman izlenmeli ve takip edilmelidir.

TÜRKİYE’DE EVCİL HAYVAN BESLEME

Türkiye’deki sosyo-ekonomik ve kültürel yapı düşünüldüğünde yakın zamana kadar evde ve çalışma ortamlarında en çok beslenen hayvan türleri balık ve kuş olmuştur. Ancak, günümüzde bu durum değişmeye başlamıştır. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde evde beslenen kedi, köpek sayısında hızlı bir artış olmakta, sosyoekonomik, kültürel ve inanç farklılıklarının etkisiyle değişkenlik göstermesinin yanı sıra son yıllarda özellikle evlerde veya iş yerlerinde kemirgen (fare, kobay, hamster, vb.) ve sürüngen (kaplumbağa, iguana, semender, vb.) gibi çok çeşitli egzotik hayvanların da beslenmesinde kontrolsüz bir artış yaşanmaktadır. Özellikle egzotik hayvanlar küçük olmaları, ucuz ve kolay satın alınabilmeleri nedeniyle hayvan besleyenler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.Türkiye’de en çok beslenen hayvanların sırasıyla köpek (%62), kedi (%37), kuş (%17) ve balık (%12) olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hayvan besleyenlerin %26,5’inin birden fazla türde hayvan besledikleri saptanmıştır. Sokakta yaşayan hayvanları besleyen bireylerin %90’nının artık ev yemeklerini kullandıkları gözlenmiştir.

KONTROLSÜZ HAYVAN BESLEME VE SOKAK HAYVANLARI

Türkiye gibi veteriner halk sağlığının ve veteriner temel sağlık hizmetleri sunumunun gelişmediği ülkelerde kontrolsüz pet hayvan alım-satımları, sağlıksız ve hijyenik olmayan koşullarda hayvan besleme, beslenilen hayvanın bakımı hakkında bilgi sahibi olmama, petlerin taşıyabileceği hastalık risklerini (alerjiler, zoonozlar, vb.) bilmeme, aşılamanın yetersiz olması, veteriner kliniklerine hayvanın sadece hasta olduğunda götürülmesi, bireyin insan-hayvan etkileşimi konusunda eğitimli ve bilgili olmaması gibi sağlığı olumsuz etkileyebilecek pek çok risk faktörü bulunmaktadır. Bu risk faktörleri, sokakta yaşayan hayvanların barınma koşullarının kötü olması, eğitim eksikliği, sokakta yaşayan veya evde beslenen hayvanların da saldırgan davranışlar göstermesine, hayvan haklarının ihlal edilmesine neden olmakta, ısırık vakalarını ve zoonoz hastalıkları artırmaktadır.

KORUNMA VE KONTROL

İnsanlarda mevcut toksoplazmozun önlenmesinde hayvan popülasyonlarının kontrolü amacıyla halk sağlığı örgütlerinin özellikle çiftlik hayvanlarında mevcut toksoplazmoz hakkında hızlı ve doğru şekilde bilgi toplayabilmesine bağlıdır. Bu amaçla, toksoplazmoz ile ilgili kontrol stratejileri geliştirilirken çiftlik hayvanları popülasyonunda mevcut toksoplazmoz prevalansının belirlenmesi için epidemiyolojik çalışmalar yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre insan-hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden zoonotik hastalıklarla mücadelede yetersiz kalınmaktadır. Bu sorunun çözülmesi ise öncelikle insan, hayvan ve çevre sağlığının bütüncül bir anlayışla korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesini hedefleyen “Tek Sağlık” yaklaşımını benimseyen tıp, veteriner ve gıda bilimleri arasındaki iletişimin iyileştirilmesine bağlıdır. Enfeksiyonun kontrolünde veteriner halk sağlığı bakışıyla veteriner hekimlere de önemli roller düşmektedir. Bireyin birlikte yaşayacağı hayvanla etkileşime başlamadan önce kendi doktoruna sağlığı açısından danışması (herhangi bir hayvan tüyüne, deri döküntüsüne karşı alerjisi olabilir; hamile bir kadın olup kedi beslemek isteyebilir; çocuk sahibi olmak isteyen ve kedisi olan bir kadın olabilir, vb.), zoonoz hastalıklar ve korunma yöntemleri, kişisel hijyen, vb. konularda destek alması gereklidir. Hangi hayvanla nasıl yaşanabileceği, zorlukları, yararları, hayvan bakımı ve hijyeni, zoonoz hastalıklar, olabilecek sağlık risklerine karşı korunma, aşılama takvimine uyum, sürekli ve düzenli veteriner hekim ziyaretleri gibi konularda bilgisini almak için bir veteriner hekime danışılmalıdır. Özellikle bu konulara dikkat etmek, salmonella, leptospira ve T.gondii gibi mikroorganizmaların neden olabileceği hastalıkların önlenmesine yardımcı olacaktır.

SOKAK HAYVANLARININ KONTROLÜ

İnsanlarda T.gondii yaygınlığının azaltılması için halk sağlığı politikalarının geliştirilmesi gereklidir. Özellikle sokak kedileri başta olmak üzere hayvan popülasyonunda mevcut olan toksoplazma oranının azaltılmasına bağlıdır. Çevresel toksoplazma yayılımının incelenmesinde sokakta yaşayan kedi ve köpeklerde yapılan kan testleri çalışmaları belirleyici olmaktadır. Türkiye, sokak hayvanları popülasyonunun yüksek olduğu ülkelerden birisidir. Özellikle de T.gondii’nin son konağı olan sokak kedileri şehirlerde, çiftliklerde diğer hayvanların enfekte olmasında başlıca rol oynamaktadır. Bu nedenle, evde beslenen hayvanların dışarıda başıboş bir şekilde gezinmelerine izin verilmemelidir. Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde , özellikle sahipleri tarafından terk edilmiş, sokağa bırakılmış evcil kedi sayısı hızla artmaktadır. Ev ortamında yaşamaya alışmış olan bu kediler, dış ortamda karşılaştıkları zorlu yaşam koşullarına da uyum sağlayamamaktadırlar. İnsanlardan ve ilk kez karşılaştıkları diğer sokak hayvanlarından sürekli zarar gördükleri için kaçmaya, korkmaya, gruplar halinde yaşamaya başlamaktadırlar. Buna bağlı olarak, sokağa bırakılan bu kediler, sokakta yaşamaya alışkın diğer kedilere göre daha agresif, riskli ve vahşi davranışlar gösterebilmektedirler. Bu ülkelerde ötenazi uygulamak yerine, veteriner halk sağlığı yaklaşımıyla yürütülen koruma ve kontrol programlarıyla bu kedilerin sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam etmeleri sağlanmaktadır. Ancak, Türkiye’de yeterli düzeyde denetimlerin yapılmaması sokak kedilerinin gruplar halinde yaşamalarına yol açmaktadır. Bu durum, öncelikle sokak kedilerinin, çöp konteynırlarına veya dışarıya gelişigüzel atılan çiğ etleri tüketmelerine neden olmaktadır. Tükettikleri çiğ ette mevcut doku kistlerini alarak enfekte olan kedilerde, zamanla yumurtalar dışkı ile çevreye saçılmaktadır. Sonuç olarak, enfeksiyon zinciri kırılmadan devam etmekte ve çevre sağlığı da olumsuz yönde etkilenmektedir. Dolayısıyla sokağa bırakılan kedi popülasyonunun yüksek olmasının insan ve çevre sağlığı için büyük bir risk oluşturduğu topluma ve sağlık profesyonellerine sürekli olarak hatırlatılmalıdır. Kedilerin dışkılarında toxoplasma yumurtası salınımını önlemek için kedi sahipleri eğitilmeli, kedi dışkılarının özel çöp kutularında toplanarak çevreden uzaklaştırılması sağlanmalı, bahçe-toprak ile uğraşanların el hijyeni iyileştirilmeli, sokakta yaşayan kedi popülasyonunun artmaması için özellikle sahipli kedilerin sokağa terk edilmeleri önlenmelidir. Birlikte yaşadıkları hayvanların bakımlarını yapamayacak durumda olan bireylere destek olunmalıdır. Hayvan besleyenler veteriner hekimler tarafından bilgilendirilmeli, hayvanların dış ortamda iken çevreye gelişigüzel dışkı bırakmaları engellenmelidir. Bu koruyucu uygulamalar, toxoplazmosun yayılımının önlenmesinde yapılacak önemli veteriner halk sağlığı hizmetleridir. Sokağa terk edilen hayvan sayısının etkili şekilde azaltılması için evde beslenmek istenen hayvanların süs eşyası değil, birer canlı oldukları, sağlıklı yaşam hakkına sahip oldukları unutulmamalı, sadece gösteriş veya tatmin amaçlı hayvan sahiplenilmesi engellenmelidir. Bu amaçla, yasal olarak cezai yaptırımların caydırıcı nitelik kazanması gereklidir. Bu noktada, evcil hayvan satışı yapanlar ve evde hayvan beslemek isteyenler kayıt altına alınmalı ve hayvanların durumu sürekli olarak izlenmelidir. Beslediği hayvanı sokağa bırakanların ya da bırakmak isteyenlerin bir daha herhangi bir hayvan beslemesine izin verilmemelidir. İlgili halk sağlığı örgütleri, toksoplazmoz konusunda çalışmalar ve bilgilendirmeler yapmalıdır. Bu çalışmalar, vahşi yaşamı koruma dernekleri ve diğer sivil toplum örgütlerince desteklenmelidir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu yapısında oluşturulan Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar Birimi’nde, Zoonoz Hastalıklarla ve Vektörle Mücadele Bölümü’nün özellikle veteriner halk sağlığı örgütleri ve eğitim şubeleri ile birlikte hayvan besleyen bireylere yönelik toplum tabanlı sağlık eğitimi programları yürütmesi yararlı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası sağlık kuruluşlarının web sayfalarında özellikle hamile kadınların toksoplazma enfeksiyonuna karşı korunmasında dikkat edilmesi gerekenleri içeren uyarıcı bilgiler yer almaktadır. Benzer duyuru ve uyarıların Türkiye’de özellikle hastalık gelişme riskinin yüksek olduğu bölgelerde yer alan sağlık kuruluşlarında da yapılması yararlı olabilir.

Hamilelikte toksoplazmadan korunma

Hamileyseniz bebeğinizi korumanın en iyi yolu kendinizi korumaktır!

Kedi besleyen hamile kadınların dikkat etmesi gerenler:

1-Toprak, kum, çiğ et veya yıkanmamış sebze, meyveyle uğraştıktan sonra ellerinizi su ve sabunla yıkayın.

2- Etinizi iyice pişirin (pembe ve sulu görünümü kalmamasına dikkat edin). Etin pişerken iç ısısı 160°F olmalıdır.

3- Etiniz tam pişene kadar bir parça alıp, tadına bakmayın.

4- Pişirmeden önce eti birkaç gün dondurucuda bekletmeniz enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır.

5- Her kullanımdan sonra kesme tahtanızı, bıçak, vb. etle işlem yaptığınız her türlü malzemeyi sıcak su ve sabunla yıkayın.

6- Sebze ve meyveleri tüketmeden önce iyice yıkayıp, temizleyin.

7- Bahçede toprak veya kumla uğraşırken eldiven giyin.

8- Temiz su için, özellikle temiz su sıkıntısı olan bölgelerde içme suyunuza dikkat edin.

İlginizi Çekebilir
ortak velayet

Kedi besleyen hamile kadınların dikkat etmesi gerenler:

9- Mümkünse kedi kumunu başka birinin değiştirmesini sağlayın. Siz değiştirmek zorunda kalırsanız, tek kullanımlık eldiven giyin ve ellerinizi su ve sabunla yıkayın.

10- Kedi kumunu günlük değiştirin.

11-Kedinizi kuru veya konserve mama ile besleyin.

12- Kedinizi çiğ veya pişmemiş etle kesinlikle beslemeyin.

13- Kedinizi evde besliyorsanız dışarıya kesinlikle çıkarmayın.

14- Sokak kedilerine özellikle yavru kedilere temastan mümkün olduğunca kaçının.

15- Hamile olduğunuzda yeni bir kedi beslemeyin.

 AŞI ÇALIŞMALARI

T.gondii’nin yayılmasını önlemek veya hastalığın şiddetini azaltmak için aşıların kullanılması önemlidir. İnsanlar veya hayvanlar bir kez enfeksiyona yakalandıklarında paraziti yok edebilecek herhangi bir ilaç bulunmamaktadır. Kullanılan bazı ilaçlar sadece, parazitin hızlı çoğalma safhasında etkili olmasına karşılık, dokuda kistler içinde sınırlı sayıda hapsolmuş olan parazite bu ilaçların bir etkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, hastalığın kontrolünde diğer bir seçenek aşılama olup, dünyada sahada kullanılan tek bir ticari preparat  mevcuttur. Bu aşı, koyunlarda ve keçilerde konjenital (doğumla alınan) toksoplazmozun önlenmesi amacıyla geliştirilmiştir. Ancak, insanlarda algılanan T.gondii riski, aşının hedefi, geliştirilmesinde ve ticarileştirilmesinde gerekli teşvik edici programların olmayışı gibi problemler nedeniyle pratikte kullanılan bir aşı bulunmamaktadır.

Bir başka çeşit aşı da kedilere uygulanarak önemli yararlar elde edilebilir. Böylece kedilerin dışkıları ile yumurta saçmaları önlenir veya azaltılabilir. Gerçekte, etkili bir oral aşı geliştirilmiş ve geçerliliği gösterilmiştir. Bu aşı kedilere ve domuz çiftlikleri çevresine uygulandığında aşının kullanımıyla domuzlardaki enfeksiyonlarda anlamlı düzeyde bir azalma olduğu gözlenmiştir. Kedilerin yumurta saçmasını önleyebilecek pratik ve etkili bir toksoplazma aşısının geliştirilmesi, kuduz aşısının halk sağlığı açısından önemi ve zorunlu kullanımı düşünüldüğünde, tüm kedilere yönelik zorunlu bir uygulama olarak göz önüne alınabilse oldukça değerli bir çözüm olacaktır. Böyle bir aşının geliştirilmesi sadece resmi sağlık kuruluşları ve tarım örgütlerinin değil aynı zamanda özellikle sokak hayvanlarını da destekleyen özel grupların da önceliği olmalıdır. Üçüncü bir aşı tipi de insanlarda kullanıma yönelik olarak geliştirilebilir. Ancak, böyle bir aşının geliştirilmesi ve kabul edilmesi muhtemel yavaş ilerleyen bir süreç olacaktır. İnsanlarda herhangi bir protozoal hastalığa karşı geliştirilmiş ticari olarak mevcut bir örnek aşı bulunmamaktadır. Etkili bir aşının geliştirilmesindeki en yakın nokta, zayıflatılmış organizmaların koyunlarda olduğu gibi kullanımıdır. Bununla birlikte, böyle bir aşının istenmeyen bazı nöropsikiyatrik durumlara neden olabileceği, merkezi sinir sistemine etki etmeyeceğinin kanıtlanması gerektiği unutulmamalıdır. Parazitin bulaşma yolları ve risk gruplar düşünüldüğünde farklı hedeflere yönelik olarak aşıların geliştirilmesi yararlı olacaktır. Bu hedefler, akut parazitemiyi azaltmak ve konjenital toksoplazmoza karşı korumak, hayvansal gıdalardaki doku kistlerini azaltmak veya önlemek, kedilerde yumurta saçılımını azaltmak ve önlemektir. Özellikle çiftlik hayvanlarında uygulanan aşılama ile sağlanacak gıda güvenliğine paralel olarak kedilerde de yumurta saçılımının önlenmesine yönelik aşı programlarının geliştirilmesi ve uygulanması, çevresel bulaşmanın  önlenmesi amacıyla arzu edilen bir hedeftir. Ancak, topksoplazma enfeksiyonu kedilerde hastalığa yol açmadığı için böyle bir aşının geliştirilmesi için halk sağlığı örgütlerini önemli görevler beklemektedir. Kedi besleyenlerin aşının kullanımı konusunda bilgilendirilmeleri ve toplum sağlığının korunması için aşıların düzenli olarak hayvanlara uygulanması gerektiği konusunda teşvik edilmeleri gerekmektedir.

Tüm bu yazdıklarımı sizlere 3 cümle ile özetlemem gerekirse:

Toxoplasma kedi dışkısı ve iyi yıkanmamış sebze meyvelerle insana bulaşan bir parazittir. Yetişkin insanlardaki etkilerinden ziyade en yıkıcı etkisi anne karnındaki bebeğin rahime tutunmasını engelleyerek düşüğe sebep olmasıdır. Bunun için yapabileceğimiz en güzel korunma ev kedimizi sokağa salmamak, sokakta bulaşma riskini almamak, özellikle hamilelik boyunca maalesef Türkiye’nin kronik sorunu olan sokak hayvanlarıyla mümkün olduğunca temas etmemek, evdeki kedimizin dışkı kabı temizliğini dikkatlice yapmak yada evdeki diğer bireylere paslamak, iyice yıkamadan sebze ve meyve yememek gelmelidir. Evdeki kedimizin iç ve dış parazit aşılamalarına özenle ihtimam göstermeli ve asla ihmal etmemeliyiz. Sağlıklı günler dilerim.

Veteriner Sağlık Teknikeri Arzu KURUM DALKIÇ

Bu içeriğe tepkiniz nasıl oldu?
Bayıldım
0
Kızgın
0
Komik
0
Şaşkın
0
Üzgün
0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Bir Cevap Yazın

Türkiye'den ve Dünya’dan kadınlara öncelikli olarak, bütün kesimi ilgilendiren haberler tarafımızca bizzat yapılmaktadır. La Femme Nicomedia bir markadır. Her hakkı saklıdır. Bu websitesinde yer alan hiçbir metin/haber izin almadan kopyalanamaz.

Yukarı Kaydır